26 Mart 2020
  • Yazar : Admin

Yargısal Faaliyetlerin ve Sürelerin Ertelenmesi

Değerli Müvekkillerimiz,

Koronavirüs ile mücadele kapsamında, bu süreç içerisinde hak kayıpları yaşanmaması adına, yargı faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin yeni düzenlemeler getirilmiştir.
26 Mart 2020 tarihli Resmi Gazetenin mükerrer sayısında yayımlanan Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Geçici 1. Maddesi uyarınca;
- Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13 Mart 2020 tarihinden,
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlarda belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim veya icra ve iflas daireleri tarafından tayin edilen süreler; nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere tüm icra ve iflas takipleri, taraf ve takip işlemleri, yeni icra ve iflas takip taleplerinin alınması, ihtiyati haciz kararlarının icra ve infazına ilişkin işlemler 22 Mart 2020 tarihinden, itibaren 30 Nisan 2020 günü sonuna kadar durdurulmuştur.

Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlayacak olup halihazırdaki durumda 1 Mayıs 2020 tarihi itibariyle süreler işlemeye başlayacaktır. Durma süresinin başladığı tarihte (13 Mart 2020 veya 22 Mart 2020 tarihlerinde), yasal sürenin bitimine 15 gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere 15 gün uzamış sayılacaktır. Ancak koronavirüs salgınının etkisini azaltmaması ve tedbirlerin devam etmesi halinde durma süreleri, Cumhurbaşkanı tarafından 6 ayı geçmemek koşuluyla ve bir defaya mahsus olmak üzere uzatılabilecektir.
Durma süresi boyunca, duruşmaların ve müzakerelerin ertelenmesi de dâhil olmak üzere alınması gereken diğer tüm tedbirler ile buna ilişkin usul ve esaslar; Yargıtay ve Danıştay bakımından ilgili Başkanlar Kurulu, İlk derece adli ve idari yargı mercileri ile bölge adliye ve bölge idare mahkemeleri bakımından Hâkimler ve Savcılar Kurulu ve Adalet Bakanlığı tarafından belirlenecektir.
Ek olarak belirtmemiz gerekir ki; “suç ve ceza, kabahat ve idari yaptırım ile disiplin hapsi ve tazyik hapsi için kanunlarda düzenlenen zamanaşımı süreleri, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’unda düzenlenen koruma tedbirlerine ilişkin süreler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda düzenlenen ihtiyati tedbiri tamamlayan işlemlere ilişkin süreler” yayımlanan kanun kapsamında durma süresine dahil edilmemiştir.
Ayrıca, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve takip hukukuna ilişkin diğer kanunlar kapsamında ise; “icra ve iflas daireleri tarafından mal veya haklara ilişkin olarak ilan edilmiş olan satış gününün durma süresi içinde kalması halinde, bu mal veya haklar için durma süresinden sonra yeni bir talep aranmaksızın icra ve iflas dairelerince satış günü verileceği, bu mal ve haklara ilişkin olarak yapılacak satış ilanının sadece elektronik ortamda yapılacağı ve ilan için ücret alınmayacağı, durma süresi içinde rızaen yapılan ödemelerin kabul edileceği ve taraflardan birinin diğer tarafın lehine olan işlemlerin yapılmasını talep edebileceği, konkordato mühletinin alacaklı ve borçlu bakımından sonuçlarının durma süresince devam edeceği ve icra iflas hizmetlerinin aksamaması için gerekli olan diğer tedbirlerin alınabileceği” kararlaştırılmıştır.
Bilgilerinize,
DEDEOĞLU & BALABAN HUKUK BÜROSU