COVID-19 olarak adlandırılan Corona Virüsünün ülkemiz genelinde yayılmasını önlemek amacıyla, gerek ekonomik gerekse sosyal alanlarda çeşitli tedbirler alınmaktadır. Alınan tedbirler nedeniyle, mevcut sözleşmelerin ifalarının taraflar için güçleşmesi gündeme gelebilecektir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/1190 E. Ve 2018/1259 K. Numaralı kararı ile Mücbir sebep, “sorumlu veya borçlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelen, genel bir davranış normunun veya borcun ihlâline mutlak ve kaçınılmaz bir şekilde yol açan, öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü bir olaydır. Deprem, sel, yangın, salgın hastalık gibi doğal afetler mücbir sebep sayılır” şeklinde tanımlanmıştır.
Ancak, mücbir sebep nedeniyle ifa imkansızlığı olduğunun ileri sürülebilmesi için, öncelikle, taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmenin mücbir sebebe ilişkin hükmüne bakılması ve salgın hastalığın bu madde kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Salgın hastalığın ifayı kısmen veya tamamen imkânsız kılmaması halinde ise, mücbir sebepten bahsedilmesi mümkün olmayacağı gibi ifa imkansızlığını ileri süren tarafın borcundan kurtulması da mümkün olmayacaktır.
Salgın hastalığın ifayı imkânsız kılmaması halinde, şartları var ise, aşırı ifa güçlüğü söz konusu olabilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 138’inci maddesi uyarınca, sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülemeyen olağanüstü bir durumun borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkması halinde borçlu, mahkemeden değişen şartlara göre sözleşmenin uyarlanmasının talep edebilir. Sözleşmenin, içinde bulunulan koşullara uyarlanmasının mümkün olmaması halinde, aşırı ifa güçlüğüne düşen tarafın sözleşmeyi feshetme hakkı bulunmaktadır.
DEDEOĞLU & BALABAN HUKUK BÜROSU
Av. Elif Duygu Gökçe – Av. Burak Çağırbeyke