Değerli Müvekkillerimiz,
Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile cezaların infazına ilişkin yeni düzenlemeler getirilmiştir. Getirilen düzenlemeler ile ceza muhakemesi sürecini ve cezaların infazını etkin bir şekilde yürütmek, hükümlülerin topluma yeniden kazandırılmasına yardımcı olmak ve infaz işlemlerinin tek bir yargı merciinde toplanmasını sağlamak amaçlanmıştır.
5237 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’unda (“Kanun”) yer alan açık ceza infaz kurumlarına ilişkin hükümlerde değişiklik yapılmıştır. Buna göre;
- Terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, ikinci defa mükerrir olanlar ve koşullu salıverilme kararının geri alınması nedeniyle cezası aynen infaz edilenler hariç olmak üzere;
kasıtlı suçlardan dolayı toplamda 3 yıl veya daha az hapis cezasına mahkum olanlar, taksirli suçlardan toplam 5 yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkum olanlar, adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilenler, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu gereğince tazyik hapsine tabi tutulanlar hakkında verilecek olan cezalar doğrudan açık ceza infaz kurumunda yerine getirilecektir.
Ancak firar etme veya başka bir fiilden dolayı hakkında tutuklama kararı verilenler ile kınama cezası kesinleşmiş olanlar ve eylemleri ile güvenliği tehlikeye sokanlar, açık ceza infaz kurumundaki şartlara uyum sağlayamayanlar, idare ve gözlem kurulu kararı ile kapalı ceza infaz kurumlarına gönderileceklerdir.
- Açık ceza infaz kurumlarında bulundurulan hükümlüler, kamu kurum ve kuruluşlarının kapsamındaki iş alanlarında geceleri de bu yerlerde barındırılmak suretiyle çalıştırılabileceklerdir. Bu çalışma süreleri, Kanun’un 105A maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilecek süreye ilave edilecektir.
Hükümlülerin tutum ve davranışlarındaki iyi halin incelenmesine ilişkin de yeni düzenlemeler getirilmiştir. Bu kapsamda;
- Hükümlüler, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, tutum ve davranışları, tekrar suç işleme veya birine zarar verme niyetlerin olup olmaması gibi hususlarda en geç 6 ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacaklardır.
- Toplamda 10 yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkum olanlar ile terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkum olanlar hakkında yapılacak değerlendirmelerde Cumhuriyet Başsavcısı da bulunacaktır.
Kanun’un 105A maddesinde yer alan denetimli serbestlik uygulanmak suretiyle cezanın infazına ilişkin hükümler yeniden düzenlenmiştir. Düzenleme uyarınca;
- Hükümlülerin, koşullu salıverilme için ceza infaz kurumunda geçirmeleri gereken sürenin 4/5’ini ceza infaz kurumunda geçirenler ile açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitim evinde bulunan iyi halli hükümlülerden talepte bulunanlar
cezalarının, koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik uygulanarak infaz edilmesine karar verilebilecektir. Ancak, denetimli serbestlik tedbiri uygulanması suretiyle infaz süresi 3 yılı geçemez.
- Açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartlarına haiz ancak iradesi dışındaki bir nedenle kapalı infaz kurumuna geri gönderilen iyi halli hükümlüler de denetimli serbestlik uygulanması suretiyle cezalarını infaz edebileceklerdir.
- 0-6 yaş aralığında çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyecek olan hükümlüler ise, koşullu salıverilme için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken sürenin 3/5’ini geçirmeleri ve diğer şartları sağlamaları halinde denetimli serbestlik uygulanması suretiyle cezalarının infazını gerçekleştirebileceklerdir.
Koşullu salıverilmeden faydalanabilmek için infaz kurumunda geçirilmesi gereken süreye ilişkin düzenlemeler uyarınca;
- Kanun’un 107’inci maddesi uyarınca koşullu salıverilme oranı 2/3 iken, düzenleme ile, 30 Mart 2020 tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından mahkûm edilen cezanın
“yarısı” olarak değiştirilmiştir.
Ancak belirtmemiz gerekir ki; kasten öldürme, işkence, eziyet, cinsel saldırı, reşit olmayanla cinsel ilişki, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçlarından süreli hapis cezasına mahkum olanlar ile suç işlemek için terör örgütü kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyet çerçevesinde işlenen suçlar ve Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkum olan çocuklar düzenlemenin kapsamı dışında bırakılmış olup bu suçlardan dolayı mahkum olanlar cezalarının 2/3’ünü infaz kurumunda geçirdikleri takdirde koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanabileceklerdir.
- Kanun’un 108’inci maddesi uyarınca ise mükerrirlere ve bazı suç failleri ise süreli hapis cezasının 3/4’ünü infaz kurumunda geçirmek suretiyle koşullu salıverilmeden yararlanabilirken bu süre 2/3 oranına indirilmiştir. Ancak koşullu salıverme oranı 2/3’den fazla olan suçlar bakımından, tabi oldukları koşullu salıverilme oranının uygulanacağı hükmü eklenmiştir.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102’inci maddesinde yer alan cinsel saldırı, 103’üncü maddesinde yer alan çocukların cinsel istismarı, 104’üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alan reşit olmayanla cinsel ilişki ve 188’inci maddesinde yer alan uyuşturucu ve uyarı madde imal ve ticareti suçlarından dolayı mahkum olanlar için koşullu salıverme oranı 3/4 olarak bırakılmıştır.
Kanun’un 110’uncu maddesinde yer alan özel infaz usullerinin kapsamı genişletilmiştir. Buna göre;
- İnfaz hakimi tarafından, kasten işlenen suçlarda 1 yıl 6 ay, taksirle öldürme suçu hariç olmak üzere taksirle işlenen suçlarda ise toplam 3 yıl veya daha az süreli hapis cezalarının, hafta sonu veya geceleyin ceza infaz kurumunda çektirilmesine karar verilebilecektir.
- İnfaz hakimi tarafından, kadın, çocuk veya 65 yaşını doldurmuş kişilerin mahkum edildikleri toplam 1 yıl, 70 yaşını bitirmiş kişilerin mahkum edildikleri toplam 2 yıl, 75 yaşını bitirmiş kişilerin mahkum edildikleri toplam 4 yıl veya daha az süreli hapis cezalarının kişinin konutunda çektirilmesine karar verilebilecektir. Ayrıca, toplam 5 yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkum edilenler veya adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilenlerin, ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumunda hayatını yalnız olarak idame ettiremeyeceği tespit edilenlerin cezalarının da konutlarında çektirilmesine karar verilebilecektir.
- Doğurduğu tarihten itibaren 6 ay geçen ve toplam 3 yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkum edilen ya da adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen kadınların da cezalarının konutlarında çektirilmesine karar verilebilecektir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus, kadının doğum yaptığı tarihin üzerinden 1 yıl 6 ay geçmemiş olması gerekmektedir. Ayrıca, çocuğun ölmüş olması veya annesinden ayrı bir kimseye verilmiş olması halinde konutta infaz uygulamasına ilişkin karar kaldırılır.
- Cezaların özel infaz usulüne göre çektirilmesine karar verilmesi halinde koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanabilecek ancak 5237 sayılı Kanun’un 105A maddesinde yer alan denetimli serbestliğe ilişkin hükümler uygulanamayacaktır.
- Yeni doğum yapan kadınlar ile ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumunda hayatını yalnız olarak idame ettiremeyeceği tespit edilenler hariç olmak üzere, terör suçlarından, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlarından, adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilenler ve koşullu salıverilme kararının geri alınması nedeniyle cezası aynen infaz edilenler hakkında yukarıda açıklanan özel infaz usulleri uygulanmayacaktır.
Denetimli serbestlik ile ilgili yapılan düzenlemeler uyarınca;
- Denetimli serbestlik kriterleri değiştirilerek sabit 1 yıllık denetimli serbestlik uygulamak yerine, hükmolunan ceza ile orantılı bir uygulama getirilmiştir. Bu nedenle, koşullu salıverilmeye esas alınacak sürenin 1/5’i denetimli serbestlikte geçirilecektir.
- Kanun’un Geçici 6’ıncı maddesi uyarınca denetimli serbestlik süresi 1 yıl iken 30 Mart 2020 tarihinden önce işlenen suçlar bakımından denetimli serbestlik süresi 3 yıl olarak değiştirilmiştir.
Ancak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda yer alan kasten öldürme suçları, üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenen kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçları, işkence, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, özel hayatın gizliliğine karşı suçlar, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamında giren suçlar kapsam dışında tutulmuştur. Ayrıca kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler, yapılan değerlendirmeler sonucunda iyi halli bulunmaları halinde 3 yıllık denetimli serbestlik süresinden yararlanabileceklerdir.
- Kanunu’nun Geçici 6’ıncı maddesi uyarınca, 0-6 yaş aralığında çocuğu bulunan kadınlar ile 70 yaşını bitirmiş hükümlülerden koşullu salıverilmelerine
4 yıl kalmış olanlar denetimli serbestlik hükümlerinden yararlanabileceklerdir.
- Maruz kaldığı ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen 65 yaşını doldurmuş hükümlülerin koşullu salıverilmeleri için, Kanun’un 105/A maddesinde yer alan denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak üzere infaz edilebilecektir.
- 30 Mart 2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından hükümlü 15 yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda kaldığı süre her 1 gün için 3 gün kalmış gibi; hükümlü 18 yaşını dolduruncaya kadar ise ceza infaz kurumunda kaldığı her 1 gün için 2 gün kalmış sayılacaktır.
Kanun’a Geçici Madde 9 eklenmek suretiyle koronavirus salgınına ilişkin hükümlere de yer verilmiştir. Buna göre;
- Açık ceza infaz kurumunda bulunanlar, kapalı ceza infaz kurumunda bulunup da açık ceza infaz kurumuna ayrılmaya hak kazananlar ve denetimli serbestlik tedbirinden yararlanan hükümlüler 31 Mayıs 2020 tarihine kadar izinli sayılmaktadırlar. Koronavirusün etkisini devam ettirmesi halinde bu süre, Sağlık Bakanlığı’nın önerisi üzerine Adalet Bakanlığı tarafından her defasında 2 ayı geçmemek üzere toplamda iki kez uzatılabilecektir.